ÖZEL EĞİTİMİN TARİHÇESİ

ÖZEL EĞİTİMİN TARİHÇESİ

1-Büyük dinlerin öncesine dayanan dönem: Tek tanrılı büyük dinlerin ortaya çıkmasına kadar geçen çok uzun bir dönem­de normal insanlardan farklı doğan bebekler veya normal
gelişim göstermeyen çocuklar ya öldürülmüş ya da kaderine terk edilmiştir.

 

2-Büyük dinlerin yayıldığı dönem: Hıristiyanlık ve Müslü­manlık gibi büyük dinlerin ortaya çıkması ve yayılması ile birlikte farklı özellikler taşıyan, engelli bireylere acınarak
yaklaşılmış ve bu bireyler korumaya alınmıştır. Bu yaklaşı­mın arkasında daha çok sevap kazanmak veya günah işleme­mek duygusu yatmaktadır.

 

3-Enstitiileşmeler dönemi: 18. ve 19. yüzyıllarda özel eğitim kavramının oluşmaya başladığı söylenebilir. Çeşitli bireysel çalışmalar özel eğitim ve engelliler için önemli başlangıçlar­
dır. Aşağıda bu çalışmalara bazı örnekler verilmiştir:

Jean Marc Gespard lîard (1775-1838): Bir Fransız olan Itard'ın zihinsel engelli çocuklarla ilk bireysel çalış­mayı başlattığı söylenmektedir. Kendisi, ormanda bulu­nan 12 yaşında, Victor ismi verilen zihinsel engelli bir çocuğu eğitmeye çalışmıştır.

Thomas Hopkins Gallaudet (1787-1851): Sağırlar için ilk defa parmak alfabesini geliştirmiştir.

Louis Braille (1809-1852): Kendisi de kör bir Fransız olan Braille kör olan insanların kullanabilecekleri, kabar­tılmış altı nokta esasına dayanan bir alfabe geliştirmiştir. Braille sistemi kısaca dokunarak okuma sistemidir.

Alfred Binet (1857-1911): Yine bir Fransız olan Binet zekânın ölçülebileceğini savunarak ilk defa zekâ testi ha­zırlamıştır. Fransa'daki ilköğretim okullarında başarısız olan öğrencileri seçmek ve bunları başka okullara yerleş­tirmek için kurulan komisyonun başına getirilmiş ve yar­dımcısı Dr. Theodor Simon ile birlikte ilk testi hazırla­mıştır.

Maria Montessori (1870-1952): Bir İtalyan doktor olan Montessori, eğitimcilerin çok iyi bildikleri yapılan­dırılmış eğitim materyallerini ilk defa zihinsel engelli ço­cukların eğitimi için geliştirmiş ve kullanmıştır. Bu ma­teryaller beş duyuya hitap etmektedir ve çocukların daha kolay öğrenmelerini sağlamak amacıyla aşama aşama gelişen bir düzen içerisinde onlara sunulmaktadır.

Anna Freud (1895-1982): Avusturyalı olan Freud, duygusal problemleri olan çocuklara psikanaliz yönte­miyle yaklaşmaya çalışmıştır.

           Bireysel çalışmalara paralel olarak bu dönemde özel eğitim veren bazı okulların açıldığı görülmektedir. Bu okullar daha çok yatılı ve şehirlerin dışında toplumdan izole edilmiş okullardır. Aşağıda bu tür okullarla ilgili bazı ilk örneklerden bahsedilmiştir:

7755 İlk defa Fransa'da sağırlar için bir okul açılmıştır.

1784 Fransa'da körler için bir okul açılmıştır.

1817 ABD'de sağırlar için ilk defa bir okul açılmıştır.

1829 ABD'de körler için bir okul açılmıştır.

1860 ABD'de zihinsel engelliler için okullar açılmıştır.

4.  Kaynaştırma (entegrasyon) ve normalizasyonu temel alan dönem: Kaynaştırma; kısaca, Özel eğitime gereksinim duyan engelli bireylerle engelli olmayan bireylerin bir arada eğitim görmesi olarak açıklanabilir.

a) İlk kaynaştırma çalışmaları: İlk çalışmaların bilinçli bir entegrasyon anlayışına dayanarak yapıldığı söyle­nemez; daha çok devlet okulları içerisinde açılan özel sınıflar şeklindedir. Bazı örnekler şunlardır:                                                                               

1869 ABD'de bir devlet okulunda sağırlar için özel sınıf açılmıştır.

1889 İstanbul'da Ticaret Mektebi bünyesinde sağırlar okulu ve körler için sınıf açılmıştır.

1896 ABD'de bir devlet okulunda zihinsel engelliler için özel sınıf açılmıştır.

1899 ABD'de bir devlet okulunda körler için bir sı­nıf açılmıştır.

b)  Bugünkü kaynaştırma çalışmaları: 1960'lardan son­ra özel eğitime gerek duyanları bir araya getirerek eğitme görüşü ağırlık kazanmıştır.

c)  Normalizasyon ve yatılı özel eğitim kurumlarından vazgeçme: Bugünkü kaynaştırma anlayışıyla birlikte engelli bireyler için, sosyal yaşam ve öğrenme çevre­sini mümkün olduğunca bireylerin normal hayat ko­şullarına ulaşacakları bir çevre hâline getirme (nor-
malizasyon), eğilimin önemli bir hedefi olmuştur. Bu görüşle birlikte özel eğitim gereksinimi olan bireyle­re yatılı Özel eğitim kurumlarında eğitim verme anla­yışından ise mümkün olduğunca uzaklaşılmaktadır.

 

 

Yapılan çalışmalarda bireylerin eksik veya yetersiz olan özellikleri yüzünden belli sınıflara ayrılmasının aslında bireylerin etiketlenmesi anlamına geldiği bulunmuştur. Bunun yerine yapılması gereken bu eksikliklerin gerektirdiği eğitsel önlemleri almaktır.Bu önlemlerden birisi de engelli bireylerin normal gelişim gösteren akranlarıyla beraber eğitim almalarını, sosyalleştirilmelerini, topluma uyum sürecini hızlandırarak davranışsal ve akademik gelişimlerini arttırmak amacıyla kaynaştırmaktır.

TÜRKİYE'DE ÖZEL EĞİTİMİN KISA TARİHÇESİ

Türkiye'de özel eğitim çalışmalarının başlangıcı aslında çok es­kilere dayanmaktadır. Hatta Osmanlı dönemindeki Enderun mek­teplerinin dünyada üstün zekâlı çocukların eğitimleri açısından en eski örnek olduğu söylenmektedir. 1889'da ise ilk olarak Grati isminde bir kişi İstanbul Ticaret Mektebi içerisinde bir bölümde sa­ğırlar okulunun açılmasını sağlamıştır. Daha sonra bu okul içerisin­de bir de körler için sınıf açılmıştır. 1921 yılında İzmir'deki körler okulunu, 1923'te yine İzmir'de sağırlar okulu takip etmiştir. Takip eden yıllarda ise diğer okullar açılmaya başlamıştır. Önceleri Sağ­lık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'na bağlı olan okullar 1950'deçıkan bir yasayla Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanmıştır. Önceleri ba­kanlık içerisinde küçük bir birimden çalışmalar yürütülürken; bu birim 1980 yılında Özel Eğitim Genel Müdürlüğü, 1983 yılında ise Özel Eğitim ve Rehberlik Dairesi Başkanlığı'na dönüşerek görev ve yetkileri genişletilmiştir. 1992 yılında ise Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur ve alanla il­gili tüm çalışmalar buradan yönetilmektedir. Milli eğitimdeki mer­kez örgütün çalışmaları ile illerdeki İl ve İlçe Milli Eğitim Müdür­lükleri bünyesindeki Özel Eğitim konusuyla ilgili birimler bu hiz­meti ülke bazında yürütmeye çalışmaktadırlar. Bu çalışmalar şu ana başlıklarda toplanabilir: Engelli çocukların erken tanısı (rehberlik ve araştırma merkezlerince yürütülen), engelli çocuklara eğitim ve­ren okullar veya özel sınıflar açma, meslek kazandıran iş okulları açma, üstün çocuklara yurt içi ve dışı eğitim olanağı sağlama, okul­lardaki özel eğitim öğretmenlerine hizmetiçi eğitimi vererek öğ­retmenlerin mesleki gelişimlerini sağlama gibi. Ayrıca Başbakanlı­ğa bağlı olarak çalışan Özürlüler İdaresi Başkanlığı da engellilere yönelik çalışmalar yapmaktadır.

 

ANKARA ÜNİVERSİTESİ, EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ,EĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI,TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI, KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİ,EMEL YENİ,ANKARA, HAZİRAN, 2005

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !